Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.
Markaların sürekli tekrarlanan kurumsal kimlik uygulamaları, renk tercihleri, belirli font kullanımları, belirttiğimiz bir dizi kullanımı ifade etmektedir. Bu tercihlerin nedeni, görsel devamlılığın sağlanmasıdır. Görsel hiyerarşi yanında bütünlük anlayışı, önemli tasarım ilkelerinden biridir. Bir tasarımda bulunan görsel unsurlar, bütünlük oluşturacak şekilde bir araya getirilir ki istenilen etkiyi yaratabilsinler. Buradan hareketle, benzer temel biçime, boyuta, renge, hatta duyguya sahip unsurlar, tasarımda bütünlüğü oluştururlar. Bu ilkeye göre mesela bir reklamın tüm öğeleri (görsel öğeler, metin, başlık, logo vs.) bütünlük içinde düzenlenmelidir. Bunun tersi bir durumda reklam, görsel bir karmaşaya neden olur ve amacına ulaşamaz.
Reklam tasarımı da, hangi grafik öğelerin kullanılacağı ve verilen alanda onların nasıl düzenleneceğine karar vermeyi ifade eder. Reklam tasarımı, tasarımın amacı doğrultusunda; illüstrasyon, fotoğraf, resim gibi görseller yanında, metin, başlık, slogan, logo gibi diğer öğelerin tanımlı ve sınırlı bir boşluk içinde anlamlı bir bütün haline getirilmesidir. Bir reklam tasarımcısı, reklamda kullanılacak öğelerin nasıl yerleştirileceğine karar verirken, reklamın bütününü oluşturan görüntünün estetik ve işlevsel olması kadar, reklamın amaç ve hedeflerini de gözetir. Bir reklam mesajının ekonomik, açık, estetik ve çarpıcı yollarla iletilmesi, grafik iletişimin asli amacıdır. Grafik iletişimin ekonomik olması demek; görsel imgenin mümkün olduğunca etkili kullanılarak reklama ilişkin bir bilgi ya da duygunun en etkili biçimde aktarılması anlamına gelir. Reklamın genel görünüşü de, görüntü kavramına girer ki, yazıların düzeni, başlığın, sloganın, metnin yerleştirilişi, boşlukların ve lekelerin ayarlanması gibi şeyler de reklam tasarımına dâhildir. Ancak söz konusu marka olduğunda renk en anahtar kavram olarak devreye girer.
Renkler her yanımızda. Günlük hayatımızda renkleri tehlike uyarısı yapmak, işaret ve yön belirtmek, belirli ürün özelliklerini tespit etmeye yardımcı olmak ve daha fazlası için kullanıyoruz.
Renk, ışıkla birlikte var olan ve izleyen üzerinde değişik etkiler uyandıran unsurlardır. Bunların bir bolümü kişisel, bir bölümü ise genellenebilir duygulardır.
Renkler şirket iletişiminin olmazsa olmaz parçalarından biri olarak görülebilir. Birçok çalışma ve araştırma renklerin belli ruh hallerini ve duyguları teşvik edebildiğini, tüketici algısını ve satın alma davranışlarını etkileyebildiğini ve şirketlerin kendilerini rakiplerine göre konumlandırmalarına ve farklılaştırmalarına yardımcı olabileceğini kabul ediyor.
Peki, psikoloji ve pazar araştırmalarını tutarlı bir şekilde anlamak ve belli bir hedef kitlesine göre marka imajını ve farkındalığını arttırmak için ne yapılabilir?
Bu makalede, markaların görsel kimliğini ifade etmek için kullanılabilecek renklendirme stratejilerine yakından bakacağız.
Markaların renk seçimi stratejilerini iki boyutta inceleriz:
Renk kuramlarının nereden geldiğini anlamak için Galileo ile 17. yüzyılın başına kadar gitmemiz gerekiyor. Ünlü bilim adamı renklerin nesnelerin gerçek nitelikleri değil de izleyicilerin zihninde var olan bir şey olduğunu iddia ederek renklerin gerçek anlamları ve insanların zihinleri üzerindeki etki ile ilgili tartışmayı başlattı.
İlerleyen yüzyıllarda diğer ünlü kişiler de renkleri ve renklerin doğasını incelediler. Newton, Goethe ve Chevreul’un Batı’da bu alanda en önemli isimler olduğu söylenebilir. Ancak, araştırmacılar önce psikolojik imaları anlamak ve sonra da bu etkilerin pazarlamada nasıl kullanılabileceğini keşfetmek amacıyla renklerin insan davranışları üzerindeki etkilerini araştırmaya yeni başladılar.
Duyguları ifade etmek ve tüketicilerin marka tercihlerini etkilemek için kullanılan renk stratejileri:
Son yüzyılın başından bugüne kadar, araştırmacıların cevaplamaya çalıştığı esas soru şu oldu: Renklerin algılanmasında kültürler arası farklar var mıdır? Eğer varsa, bu farklar izleyicilerin zihinlerinin ne kadar derininde yer alır? Bu sorunun markalamayla alakası çok fazladır: markalar ancak bu farkın derinliğini anlayarak renkleri duyguları ifade etmek için etkin kullanabilirler.
Kültürler arası bağlamda farklı zamanlarda yapılan ilgili araştırmalara bakarak şunları ifade edebiliriz:
Aşağıdaki tabloda renklerle en sık kurulan ilişkiler gösterilmektedir.
Renk |
Psikolojik Çıkarımlar |
Kırmızı |
Tutku, Canlılık, Devrim, Sıcaklık, Refah, Tehlike… |
Turuncu |
Parlaklık, Bolluk, Heyecan, Mutluluk… |
Sarı |
Berraklık, Zevk, Asalet, Dilek, Gelişim, Dikkat… |
Yeşil |
Yenilik, Sakinlik, Kolaylık, Huzur, Sevecenlik, Gençlik, Güvenlik, İdeallik… |
Mavi |
Derinlik, Sonsuzluk, Durgunluk, Mantık, Sadakat, Soğukluk… |
Beyaz |
Saflık, Masumiyet, Sadelik, Kutsallık, Parlaklık, Zayıflık, Kibir… |
Siyah |
Mevki, Ciddiyet, İstikrar, Dayanıklılık, Suç, Umutsuzluk, Ölüm… |